spare time - Türkçe İngilizce Sözlük

spare time

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

"spare time" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 5 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spare time i. boş zaman
They do it in their spare time and do not get paid a penny more.
Bunu boş zamanlarında yapıyorlar ve bir kuruş fazla para almıyorlar.

More Sentences
spare time i. boş vakit
How do you relax in your spare time?
Boş vaktinde nasıl dinlenirsin?

More Sentences
spare time f. zaman ayırmak
What should I do in order to spare time?
Zaman ayırmak için ne yapmalıyım?

More Sentences
spare time i. işten arta kalan zaman
spare time f. vakit ayırmak

"spare time" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 42 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
spare time activities i. boş zaman etkinlikleri
spare time activity i. boş zaman uğraşısı
free-spare time i. boş zaman
spare time activities i. boş zaman aktiviteleri
spare time activities i. boş zaman faaliyetleri
spare-time activity i. boş zaman aktivitesi
spare-time activity i. kafa dağıtmak için yapılan aktivite
spare-time activity i. serbest zaman eğlencesi
spare some time to f. vakit ayırmak
spare some time to f. zaman ayırmak
not to spare enough time f. yeterli zaman ayıramamak
not to spare enough time f. yeterli zamanı ayırmamak
spare the time for oneself f. kendine zaman ayırmak
not to spare enough time f. yeterince zaman ayıramamak
make use of one's spare time f. boş zamanını değerlendirmek
spare time and effort f. zaman ve emek ayırmak
spare-time s. boş vakte ait
spare-time s. boş vakit ile ilgili
spare-time s. mola verilen
spare-time s. dinlenilen
in one's spare time zf. boş vaktinde
in my spare time zf. boş zamanlarımda
İfadeler
in spare time expr. boş zamanda
in spare time expr. boş vakitte
with time to spare expr. erkenden
with time to spare expr. zamanından önce
with time to spare expr. zaman artırarak
Konuşma
what do you do in your spare time? expr. boş zamanlarında ne/neler yaparsın?
what do you do in your spare time? expr. boş zamanlarında neler yaparsın?
what do you do in your spare time? expr. boş zamanlarında ne yaparsın?
what do you do in your spare time? expr. boş zamanını nasıl değerlendirirsin?
what do you do in your spare time? expr. boş zamanında ne yaparsın?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanıyorsun?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanırsınız?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarınızda ne yapmaktan hoşlanıyorsunuz?
what do you enjoy doing in your spare time? expr. boş zamanlarında ne yapmaktan hoşlanırsın?
what does she do in spare free time? expr. boş zamanlarında ne yapar?
what does he do in spare free time? expr. boş zamanlarında ne yapar?
I read books in my spare time expr. boş zamanımda kitap okurum
I read books in my spare time expr. boş zamanlarımda kitap okurum
I like to read novels in my spare time expr. boş zamanlarımda roman okumayı severim
I like to read gripping novels in my spare time expr. boş zamanlarımda sürükleyici roman okumayı severim